Canım Oğlum,
Hafta sonu yazamadım oğlum. Cumartesi iş dönüşü seni bi güzel yıkadık oğlum. Artık suyu çok seviyorsun. Suda ki çırpınışların ise çok eğlenceli. Pazar sabahı ise beraber kahvaltı yaptık. Ancak sen sıkılınca seni karşıya ablalarına teslim ettik. Sonra ise anneannenlere gittik oğlum. İki hafta olmuştu seni görmeyeli. Teyzelerinle birlikte seni bi güzel yediler. Akşam da bırakmadılar. Annenle orada kaldın. Senden ayrı yatım Pazar gecesi canım oğlum.
Pazartesi akşamı evimize döndük. Seni doya doya sevemeden uyudun can oğlum. Çok yorulmuşsun belliydi. Annenin kucağında gözlerini zor tutuyordun. Seni yatağımıza yatırdık. Kokun sinsin diye. Özellikle kendi yastığıma yatırdım ki o gül kokun sarsın. Sabah 5:30 da kalktın oğlum. O gülümsemelerin benimde uykumu açtı. Biraz oynadıktan sonra tekrar uyuttu annen seni. İşe gelmeden önce ise seninle haberleri izledin canım oğlum. Seni kocaman öperek ayrıldım yanınızdan.
31 Mayıs 2010 Pazartesi
29 Mayıs 2010 Cumartesi
Zeki Oğlum
Canım Oğlum,
Dün yine gezintiyi çıkmışsın. Annen ve dedenle birlikte okuldaki gösterileri izlemişsin. Sonrasında parka götürmüşler seni. Gören herkes mıncıklayıp, sevmiş senin o pamuk tenini. Bizim olduğun için bu kadar güzel göründüğünü düşünürdüm hep. Ancak her çıktığımızda birileri çeviriyor etrafını. Büyüyüncede baban gibi yakışıklı olursun oğlum :)
Akşam eve geldiğimde ağlarken karşıladın yine beni. Can oğlum bi sıkıntın yokken dahi ağlıyorsun. Sanırım bunu huy edindin. Gece uyumamak için epeyi direndin ama göz kapaklarını tartamayacak kadar olunca susuverip uyudun. Oğlum sen bizi çok güzel kullanıyorsun. İstediğini elde ediyorsun her zaman.
Sabah olduğunda ise her zamanki sevimliliğin üstündeydi. O kadar zekisin ki oğlum artık şaşırıyorum bu zekana. Sabah kalktığında usul usul seni izliyorum. Çevrene bakıyorsun birisi var mı diye. Eğer kimseyi göremezsen ağlamaya başlıyorsun, ama birini gördüğünde şirinlikler yapıp kaldırıyorsun kendini. Bu sabahta öyle oldu. Sana ismini söylediğim anki gülüşün her şeye bedel. Birde kapıyı gözlüyorsun oğlum. Hele arabanı gördüğünde yüzündeki gülücükler artıyor. Bu akşamda gezdiricez seni oğlum.
Dün yine gezintiyi çıkmışsın. Annen ve dedenle birlikte okuldaki gösterileri izlemişsin. Sonrasında parka götürmüşler seni. Gören herkes mıncıklayıp, sevmiş senin o pamuk tenini. Bizim olduğun için bu kadar güzel göründüğünü düşünürdüm hep. Ancak her çıktığımızda birileri çeviriyor etrafını. Büyüyüncede baban gibi yakışıklı olursun oğlum :)
Akşam eve geldiğimde ağlarken karşıladın yine beni. Can oğlum bi sıkıntın yokken dahi ağlıyorsun. Sanırım bunu huy edindin. Gece uyumamak için epeyi direndin ama göz kapaklarını tartamayacak kadar olunca susuverip uyudun. Oğlum sen bizi çok güzel kullanıyorsun. İstediğini elde ediyorsun her zaman.
Sabah olduğunda ise her zamanki sevimliliğin üstündeydi. O kadar zekisin ki oğlum artık şaşırıyorum bu zekana. Sabah kalktığında usul usul seni izliyorum. Çevrene bakıyorsun birisi var mı diye. Eğer kimseyi göremezsen ağlamaya başlıyorsun, ama birini gördüğünde şirinlikler yapıp kaldırıyorsun kendini. Bu sabahta öyle oldu. Sana ismini söylediğim anki gülüşün her şeye bedel. Birde kapıyı gözlüyorsun oğlum. Hele arabanı gördüğünde yüzündeki gülücükler artıyor. Bu akşamda gezdiricez seni oğlum.
28 Mayıs 2010 Cuma
Şanslı Oğlum
Canım Oğlum,
Şuan 4,5 aylık oldun. Şu zamana kadar bi
Geçtiğimiz hafta sonu sana mama sandalyesi almaya gittik. Senide getirdik canım oğlum. Arabana koyduk seni. O kadar mutluydun ki alışveriş merkezinin cıvıl cıvıl ışıkları seni adeta mest ediyordu. Sandalyeni aldık oğlum. Eve gelip hemen kurduk annenle. Senide hemen oturtmayı unutmadık tabi ki :)
O kadar şanslısın ki oğlum;
Sana bizden başka ninelerin, dedelerin, teyzelerin ve diğer ablaların bakıyor. El üstünde tutuluyorsun. Nazar değecek diye de çok korkuyoruz canım oğlum. O zaytin gözlerinle baktığın herkesi mest ediyorsun.Canım oğlum bu sabah deden köyden geldi ve onu karşılamaya gittik. Eve geldiğinde ilk koştuğu sen oldun. Onu gülücüklerle karşıladın can oğlum. Bu sabah işe gelirken senden ayrılmak çok zor oldu doğrusu.
Şuan 4,5 aylık oldun. Şu zamana kadar bi
Geçtiğimiz hafta sonu sana mama sandalyesi almaya gittik. Senide getirdik canım oğlum. Arabana koyduk seni. O kadar mutluydun ki alışveriş merkezinin cıvıl cıvıl ışıkları seni adeta mest ediyordu. Sandalyeni aldık oğlum. Eve gelip hemen kurduk annenle. Senide hemen oturtmayı unutmadık tabi ki :)
O kadar şanslısın ki oğlum;
Sana bizden başka ninelerin, dedelerin, teyzelerin ve diğer ablaların bakıyor. El üstünde tutuluyorsun. Nazar değecek diye de çok korkuyoruz canım oğlum. O zaytin gözlerinle baktığın herkesi mest ediyorsun.Canım oğlum bu sabah deden köyden geldi ve onu karşılamaya gittik. Eve geldiğinde ilk koştuğu sen oldun. Onu gülücüklerle karşıladın can oğlum. Bu sabah işe gelirken senden ayrılmak çok zor oldu doğrusu.
27 Mayıs 2010 Perşembe
Aramıza Hoş Geldin
Canım Oğlum,
Bu blogu sana olan hislerimi dile getirmek için açtım. Biliyormusun oğlum senin aramıza katılacağının haberini aldığım andaki halimi kelimelerle anlatamam. Kalbimdeki bütün damarlarım senle dolmuştu. Kan yerine seni pompaladılar tüm vücuduma. Annenle birlikte o kadar mutluyduk ki yerde değil göklerde yürüyorduk adeta. Aylar geçtikçe heyecanımız arttı. Geceleri senin tekmelerini hissederek uyuduk. Hareketli bir çocuk olacağın daha doğmadan belli olmuştu canım oğlum, zeytin gözlü oğlum benim.
Artık geleceğin gün kesinleşmişti ve hastanedeydik. Annen çok heyecanlıydı yavrum. Ben ise yerimde duramıyordum. Ve anneni doğumhaneye aldılar. Giderken gözleri nemliydi. Girmeden önce elini tuttum ve gözlerimiz kenetlendi bir an için. İşte o bir an sanki saniye değil yıl gibiydi. Çok şey anlattık gözlerimizle. Onunla ne kadar guru duyduğumu anlattım. O da yavrumuzu sağ salim dünyaya getireceğini.
Sonrası bekleyiş oğlum. Çok zor geçen bir 20 dakika. Heyecandan olduğum yerde bekledim oğlum. Hareket edemedim. Doğumhane kapısı açıldığında ise hemşirenin elindeki bir çocuk değil sanki benim kalbimdi. İlk ben aldım seni oğlum. Deden, anne annen hepsi oradaydı. Asansörle üst kata çıktık oğlum. Seni yıkayıp, iğnelerini yaptılar oğlum. Daha yeni doğmuştun fakat hemşireyi ellerinle itiyordun oğlum. Anlamıştım senin yaman bir çocuk olacağını.
Sonra odamıza geçtik oğlum. Annenle birlikte ilk uykuna daldın. O an tüm Dünyayı verseler o görüntüye değişmezdim. Senin tek bir bakışına hiçbir şeyi değişmem oğlum. Hastahaneden eve geldik oğlum. Sen daha 2 günlükken öyle bir bakıyordun ki. Şaşırmamak elde değildi can oğlum. İşte böyle güzel oğlum doğuşun ve ilk günlerindeki hislerimiz böyleydi.
Bu blogu sana olan hislerimi dile getirmek için açtım. Biliyormusun oğlum senin aramıza katılacağının haberini aldığım andaki halimi kelimelerle anlatamam. Kalbimdeki bütün damarlarım senle dolmuştu. Kan yerine seni pompaladılar tüm vücuduma. Annenle birlikte o kadar mutluyduk ki yerde değil göklerde yürüyorduk adeta. Aylar geçtikçe heyecanımız arttı. Geceleri senin tekmelerini hissederek uyuduk. Hareketli bir çocuk olacağın daha doğmadan belli olmuştu canım oğlum, zeytin gözlü oğlum benim.
Artık geleceğin gün kesinleşmişti ve hastanedeydik. Annen çok heyecanlıydı yavrum. Ben ise yerimde duramıyordum. Ve anneni doğumhaneye aldılar. Giderken gözleri nemliydi. Girmeden önce elini tuttum ve gözlerimiz kenetlendi bir an için. İşte o bir an sanki saniye değil yıl gibiydi. Çok şey anlattık gözlerimizle. Onunla ne kadar guru duyduğumu anlattım. O da yavrumuzu sağ salim dünyaya getireceğini.
Sonrası bekleyiş oğlum. Çok zor geçen bir 20 dakika. Heyecandan olduğum yerde bekledim oğlum. Hareket edemedim. Doğumhane kapısı açıldığında ise hemşirenin elindeki bir çocuk değil sanki benim kalbimdi. İlk ben aldım seni oğlum. Deden, anne annen hepsi oradaydı. Asansörle üst kata çıktık oğlum. Seni yıkayıp, iğnelerini yaptılar oğlum. Daha yeni doğmuştun fakat hemşireyi ellerinle itiyordun oğlum. Anlamıştım senin yaman bir çocuk olacağını.
Sonra odamıza geçtik oğlum. Annenle birlikte ilk uykuna daldın. O an tüm Dünyayı verseler o görüntüye değişmezdim. Senin tek bir bakışına hiçbir şeyi değişmem oğlum. Hastahaneden eve geldik oğlum. Sen daha 2 günlükken öyle bir bakıyordun ki. Şaşırmamak elde değildi can oğlum. İşte böyle güzel oğlum doğuşun ve ilk günlerindeki hislerimiz böyleydi.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
